12 Mart 2010

ÇİÇEK EKMEK

Kategori: Ekmekler, Kahvaltılıklar — Misss @ 10:55

Sabah saat 6′da kalkacağız uçağımız saat 8′de deseler, saat 6 da kalkacağım için söylemediÄŸim lafı bırakmazdım. Uçak biletini kendim aldıysam bile kendime saydırırdım. Biletin alındığı andan gideceÄŸim güne kadar o saat 6 bana kabuslar yaÅŸatır, hergün bunalıma girer girer çıkardım, uff pufff nasıl kalkılır 6 da diye diye söylenir, söylenmeye engel olamaz kendimden tiksinirdim.. Uçağı kaçırma aÅŸamasına kadar gelirdim ..

Ben uyurken tepeme biri gelse davul çalsa, hatta bırakın birini ve bir davulu, orkestra gelse davul ve bilumum diÄŸer çalgıları çalsalar banamısın demem, horuldamak suretiyle orkestraya katılır, uyumaya devam ederdim. Hee bir ÅŸekilde davulu çalarken, davulu çalan kiÅŸi yanlışlıkla tokmağı kafama vurdu ve ben uyandım diyelim, bu seferde tekrar uykuya dalmam, uyumam pek mümkün olmazdı.

Uyurken tuvaletim geldi diyelim, tuvalete gitmemek için elimden geleni yapar, rüyamda bile kendimi tuvalette görürdüm. Israrla tuvalete gitmezdim ta ki çok kötü duruma gelene kadar. :) O zaman da gözlerimi açmaz, uyumaya devam eder gözlerim kapalı ÅŸekilde tuvalete giderdim. Bu sırada saÄŸa sola, kapıya duvara vura vura gittiÄŸim için sabah uyandığımda vücudumda bir sürü morluklar görürdüm.

Çocukkende bu durum farklı deÄŸildi. MisafirliÄŸe gittiÄŸimizde orada uyuyakalır, eve gideceÄŸimiz zaman beni kaldırmaya çalışırlardı, uyanmaz beni kucaklarında götürmelerini beklerdim. :)) EÅŸÅŸek kadar olunca, kucakta taşınamaz boyuta geldiÄŸimde ise aile büyüklerinden biri elimi tutar komÅŸudan eve gelene kadar eli tutup uyumaya devam eder, gözlerimi top patlatsalar açmazdım.

Åžimdi okuyanlar diyorki bu kız uyku ile iliÅŸkisini bize niye anlatıyor hemen konuyu baÄŸlayacağım.  Bilirsiniz bu konuda iyiyimdir :)) Åžöyleki yukarıda bahsettiÄŸim gibi bir iliÅŸkimiz vardı uykuyla. Hamile kaldığımda en büyük korkum çocuk aÄŸlayacak ve ben duymayacağım, duysamda kalkamayacağım, kalksamda kalktığım için binbir kez söyleneceÄŸim çocuÄŸa kızacağım diye düÅŸünürdüm.

Ne mi oldu? ÅžaÅŸkınlık içindeyim. Ada’nın nefes alış veriÅŸini uyurken duyuyorum, Hafif mıkırdandığında ayaÄŸa fırlıyorum, Gece 100 kez uyanıyorsam hiç zorlanmadan 101 kez uykuya dalıyorum. GüneÅŸ doÄŸduÄŸunda sabah oldu düÅŸüncesiyle gün doÄŸumunda Ada’yı izleyip ona aşık aşık dalıp gidiyorum.

Bu annelik nasıl biÅŸiymiÅŸ böyle demeden geçemiyorum.. Åžimdi de üstteki çiçek ekmekle yazıyı baÄŸlayıp kaçıyorum. Åžöyleki hani sabah gün doÄŸarken uyanıyorum ya iÅŸte o uyanmalardan birinde yapılmış, kahvaltıda miss gibi yenilmiÅŸ bir ekmek çiçek ekmek. Hıh oldu baÄŸlandı bile :) Åžimdiden yapacaklara afiyet olsun.

Malzemeler:

3,5 su bardağı un
1 küçük paket kuru maya
2 çorba kaşığı bal
1 tatlı kaşığı tuz
2/3 su bardağı süt
1/2 su bardağı su
oda sıcaklığında beklemiş 50 gr tereyağ
1 yumurta sarısı
Susam ya da çörek otu

Hazırlanışı:

1- Unu ve tuzu geniÅŸ bir kapa koyup ortasını açın.
2- Su ve sütü hafif ısıtın ılık olmalı. İçine bal ve maya koyup karıştırın.
3- TereyaÄŸ ve tüm malzemeleri unun ortasına koyup karıştırmaya baÅŸlayın. Kulak memesi kıvamına gelene kadar yoÄŸurun. EÄŸer Cıvık olursa un ekleyin.
4- Mayalanması için üstünü nemli bir bezle örtüp sıcak bir ortamda 1,5 saat bekletin.
5- Hamuru 7 parçaya bölün. Çiçek ÅŸekli verip yaÄŸlı kağıdın üzeriine koyun. 30 dakikada o ÅŸekilde mayalanması için bekleyin. Üstüne yumurta sarısı sürüp susam dökün önceden ısıtılmış 180 derece fırında piÅŸirin. Afiyet bal olsun.

Not: Üstte ki resimin açıklaması. Ada ve anası :)))

14 Ocak 2010

DOLCE DE LACHE …

Kategori: Abur Cuburlar, Kahvaltılıklar — Misss @ 10:55

Elim bir türlü fotoÄŸraf makinasına gitmedi. İçindeki fotoÄŸrafları boÅŸaltmak eski anıları görmek içimi burkacak gibi geldi. Öyle de oldu …

Öyle güzel emailler aldım ki sizlerden. En son Ulviye Teyze sanki  gerçekten kızıymışım gibi bir email atmış ki, (meraklanmış, telaÅŸlanmış, habersiz bıraktığım için kızmış , ne yaptığımı merak etmiÅŸ…) artık yazmassam eÅŸÅŸeklik olur diye düÅŸündüm.

Kısa kısa haberlerimizi size verelim..

Kıbrıs’tan döndük. İstanbul’da herÅŸey planladığımız gibi ilerledi. Karar verdiÄŸimiz siteden evimizi tuttuk. EÅŸyalar planlandığı gibi geldi. YavaÅŸ yavaÅŸ yerleÅŸtik.

Evimizde kocaman bir hoÅŸbulduk partisi  verdik. Dostlarımızla İstanbul’a geliÅŸimizi kutladık.

Bir taraftan kötü bir haber aldık. Kıbrıs’ta ki tatlı komÅŸumuz İsmet Teyzemizi kaybettik. Toprağı bol olsun .. Dünya ÅŸekeri bir insandı.

Blogum vasıtasıyla tanıdığım gönlü kocaman olan Seda, Özlem, Süheyla ve Oya  Ada Bebek için Baby shower partisi düzenlediler. Öyle güzel bir süprizdi ki aÄŸzım kulaklarımda dolaÅŸtım uzunca bir süre… HerÅŸeyi ayrıntısıyla düÅŸünmüÅŸler. FotoÄŸraflar arkadaÅŸlarımın sitesinde..

Ardından üniversiteden dostlarım 2. baby shower partisini düzenlediler. O da benim için tam bir süpriz oldu..

Tatlı, acı tam 40 gün geçti Kıbrıs’tan geleli. OÄŸlum eÄŸer bir  terslik çıkmazsa 14 gün sonra bizimle olacak. :) 27’si sabah saatlerinde buluÅŸacağız. Siz dostlarımızı da habersiz bırakmamaya gayret edeceÄŸiz :)

Alttaki converse patikleri Özlem sayesinde bir blogda gördüm. Özlemin tarif  desteÄŸiyle ördüm. :) Çakma converse patikler pek şık oldu.

AnneciÄŸimle babacığım geldiler.Ananesi Ada’ya dünya güzeli ÅŸeyler örmüÅŸ, almış. Ada’nın tüm eÅŸyalarını yıkayıp ütüledik. Katladık, buzdolabı poÅŸetlerine koyarak dolaplara yerleÅŸtirdik. DoÄŸum çantamız hazır. Yatak odasının kapısının aÄŸzında bekliyor :) Her parçayı , hazırlarken, ütülerken yüzümde güller açtı. Kıyafetlerin içinde hayal ettikçe…

Bir taraftan annemle doÄŸum sonrası tüketmemiz için bir sürü yiyecek hazırladık. Börekler, çeÅŸit çeÅŸit dolmalar, mantılar, içli köfteler … Evde sürekli yemek piÅŸiyor ama nasıl bir isteksizlikse doÄŸru düzgün fotoÄŸraflayamıyorum. Canımda istemiyor nedense. Ama ÅŸu Dolce de Lache denilen mereti yayınlamazsam olmazdı. Kaç defa yaptım sayısını hatırlamıyorum. Kurabiyenin içinde, kekin üstünde, kaşıklayarak tüketildi. Mutlaka denemelisiniz. Süt reçelide denilebilir. Tarif Leyya‘dan…

Malzemeler:

1 lt süt
1 su bardağı dolusu şeker
1/2 çay kaşığı karbonat
1 adet vanilya çubuÄŸu

Hazırlanışı:

1- Sütü ÅŸekeri bir tencerede kaynatmaya baÅŸlayın. Sürekli karıştırmanız gerekiyor. Åžeker eridiÄŸinde karbonatı ekliyoruz.  Karıştırmaya devam ediyoruz. Kısık bir ocaÄŸa alın. Vanilyayı ekliyoruz. Ben aroması kuvvetli olduÄŸu için çubuk vanilya kullandım.
2- 1 saat boyunca ara ara karıştırmak suretiyle kaynamaya devam etmeli. Karamel rengi alacak. Ve yoğunlaşacak. Son 15-20 dakika başından ayrılmayın. Dibi tutabilir. Koyulaştığından ocaktan alıp bir kavonoza koyabilirsiniz. Sonra kaşıklamaya başlayın :)) Afiyet olsun.

26 Ekim 2009

MİNİ PİZZALAR

Kategori: Abur Cuburlar, Kahvaltılıklar, Pizzalar — Misss @ 10:55

Yazı yazmak için oturdum. Kafam sanki boÅŸ bir kazan. İçindeki düÅŸünceler bir o yana bir bu yana vurup duruyor. O kadar çok düÅŸünce geçiyor ki hepsi birbirinden ilgisiz. Bir ÅŸey geliyor aklıma tam düÅŸünürken vuruyor kazanın kenarına yukarıya çıkamadan hemen baÅŸka bambaÅŸka bir düÅŸünce belireviyor. Nasıl tarif etsem bilemedim. Onlar çarpsın kazanların kenarına ben yazayım buraya ne halde beynim görün..

Önceki yazımda söz  ettiÄŸim Türkiye yolculuÄŸundan bahsedeyim dolu dolu dedim. Annemin yemekleri geldi aklıma. Kaç çeÅŸitti hatırlamıyorum, tam bir ziyafetti. Benim içinmiydi, torunu için mi bilemedim. :) uff ne yedim dedim.

Küt aklıma Zülfü Livaneli geldi. Ne alaka?? Bilmem .. Hayata karşı duruÅŸu, konuÅŸması, sanatı hayranlık verici. Heyy özgürlüüüük… :))

Hooop kahvaltıya ne hazırlasam acıktım yaa. KeÅŸke dün akÅŸam o tostu yemeseydim bu sabah tost yapardım.

Geçen hafta ne yoÄŸun geçti acaba bu hafta iÅŸleri halledebilecekmiyiz?

BebeÄŸe nasıl yatak almalı? AhÅŸap almak istiyorum. Acaba ahÅŸabın üstündeki cila bebek için zararlı mı?

Hehehe Uykusuzdaki Umut Sarıkaya’nın kışlık adam esprisi ne komikti yaa. hehe

Geçen hafta doÄŸum günüm vardı. Ertesi günüde 4D ultrason günüydü. OÄŸlum beni kırmadı. DoÄŸum günümün ÅŸerefine pozlar verdi. Renkli fotoÄŸrafını çektirdik.. :) Gülümserken bir fotoÄŸrafı var hele… Ona o anda aşık oldum. Her gün her dakika ona baksam bıkmam gibi geliyor..

"Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı"  böylemiydi bu dize..

Süt içmiyorum 2 gündür, süt içeyim. 

Bir kırmızı tiÅŸörtüm vardı ne oldu acaba. Banu’da mı bıraktım. 

Hangi semtde ev baksak offf at kafandan bu düÅŸünceyi att att. Daha vakit var.  

Farmvilde tarlaları sürmek lazım. 

Denize gitsek bu akÅŸam iÅŸten erken çıkıp, dün su ne güzeldi yüzeyim oÄŸlanda keyfine varsın denizin.

Kenan Işık’ın ses tonu ne güzel yaa..

Yeniköy’de bir mantıcı vardı. Hala duruyormu. Off gidip mantı yesem. Kahvaltı bile etmeden yerim mantıyı. 

Grange’nin Koloni kitabını bitireyim. Ne olacak acaba sonunda?

Koltukların örtülerini düzeltmeli, çamaşır yıkamalı uff bee..

Dün gece yediÄŸim wafledan sonra (bir dahakine waflenin içine kestane ÅŸekeride koyduracağım) nasıl uyku bastırdı. Çokmu erken uyudum ben yaa…

Karga ne enteresan bir hayvan, insandan farkı yok şerefsizim. Kedileri bile korkutuyorlar.

OÄŸlum uyandı. Tekme üstüne tekmeler gelmeye baÅŸladı. Acıktım sanırım. :) Ben gideyim bu saçma milyonca düÅŸünceyi nasıl düzene koyacağımı düÅŸüneyim. Bu ÅŸekilde yazı yazılırmı yahu hiç birÅŸeye odaklanamıyorum.

İyi pazartesiler… (tek mantıklı cümle..) Mini pizzaların tarifi aÅŸağıda..

Malzemeler:

1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı tuz
4-4,5 su bardağı un
1 paket dr. oetker kabartma tozu

100-150 gr sucuk
2 adet iri domates
1 avuç taze fesleÄŸen
2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
tuz, karabiber
1,5 su bardağı kaşar rendesi

hazırlanması:

1. 1 su bardağı yoğurt, 1 su bardağı sıvıyağ, 1 tatlı kaşığı tuz, 4-4,5 su bardağı un ve 1 paket kabartma tozu ile hamur hazırlayın.

2. Bu arada sucukları istediğiniz şekilde doğrayın. Kaşarları rendenin iri tarafıyla rendeleyin.

3- DiÄŸer tarafta domateslerirendeleyin, zeytinyağıyla ocakta suyu çekilene kadar piÅŸirin. İçine tuz ve karabiber ekleyin. İnce kıydığınız fesleÄŸenleri domatesleri ocaktan alırken domateslere ekleyin.

3. Hamurdan ceviz büyüklüÄŸünde parçalar alıp yaÄŸlı kağıt üstüne pizzalar haline getirin. Üzerlerine domates sosu ekleyip, mazlemeyi koyun. Önceden ısıtılmış 180 derece fırınsa üstleri kızarana kadar piÅŸirin.
Afiyet olsun.

07 Eylül 2008

RAMAZAN PİDESİ

Kategori: Ekmekler, Kahvaltılıklar — Misss @ 10:55

NOT: Geçen Ramazan’ın ilk gününde yazdığım yazı ve tarif.

Ramazan geliyor, hoÅŸgeliyor.

Artık güllaç, pide sezonu açlıyor. :)) ÇocukluÄŸumdan beri Ramazan denilince aklıma ilk gelen ÅŸeylerdir. Güllaç ve pide. Oburmuyum neyim .. :)

İstanbulda yaÅŸarken evimizin karşısında fırın vardı. Ramazan geldiÄŸinde fırının önünde öyle bir kuyruk  olurdu ki evlere ÅŸenlik. SaÄŸolsun bizim apartman görevlimiz İsa top patlamadan 1-2 saat önce bizim için misss gibi kokan pideleri sıcak sıcak getirirdi. Ama top patlayana kadar o pideler soÄŸurdu.

Siz de biliyorsunuzdur bazı kararlı arkadaÅŸlar vardır onları buradan takdir ve tebrik ediyorum. Bu kararlı arkadaÅŸlar top patlamaya 30 dakika varken kuyruÄŸa girerler öyle bir ayarlarlar ki top patlamadan 1-2 dakika önce evde olurlar. Fırından daha yeni çıkmış pide, topla beraber bölünür (kesilmez) ve afiyetle yenilir. Ben evde yaptıklarım dışında çok az ekmeÄŸi ve pideyi böyle sıcak yedim. Bu benim sabırsızlığım mı, yoksa fırından ekmek almayı becerememem mi bilmiyorum…

Åžu ana kadar 2 defa kuyrukta beklemiÅŸliÄŸim var. O kuyrukta beklerken o pidenin içine yaÄŸ sürmeyi hayal etmek, o yağın nasıl eriyeceÄŸini, üstüne acıka sürüp, peynirle yemeyi düÅŸünmek beni nasıl insanlıktan çıkarıyordu anlatamam. Eve geldiÄŸimde kendimden geçtiÄŸimi bir ben bilirim, bir de pide. Öyle zamanlarda gözüm öyle döner ki 1 pide alacağıma 2 pide alırım. Sonraki 2 gün o soÄŸuk ve bayatlamaya baÅŸlayan pideleri yemek zorunda kalırız. :)

Bir de fırından aldığınız pideyi fırıncı gazete kağıdına sarar. O sıcak pide eve gidene kadar elinizi yakar. Ama hiç rahatsız olmazsınız bir bi elinize bir diÄŸer elinize geçirirsiniz. Hele ramazan kış ayına denk geliyorsa o pidenin sıcaklığı tüm vücudunuzu ısıtır. Eldiveninizin içine giren ısı, burnunuza gelen koku kendinizden geçirir. SoÄŸumasın diye gazeteye sarılmış pideyi göÄŸsünüze bastırırsınız hem siz ısınırsınız hem pide soÄŸumaz. :)

İki tür pide vardır. Bir taÅŸ fırında piÅŸen pideler bir de pastahane pideleri. Benim için ikisinin de yeri ayrıdır. Ben ÅŸimdi size 3. tür ramazan pidesi yapmayı teklif ediyorum. Sıra beklemeye son, saniyeyi bile ayarlayıp fırından çıkarıp sofraya oturabilirsiniz, hijyenik koÅŸullarda üretildiÄŸine emin olursunuz ve en önemlisi "hımm pidemi evet ben yaptım" diye hava atabilirsiniz. :)

Hımm evet yukarıdaki pide mi ben yaptım :))) İşte tarif:

Malzemeler:

4 su bardağı un
1,5 su bardağı ılık su
1 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 küçük paket kuru maya (1 yemek kaşığı)
1 tatlı kaşığı yumşak tereyağ

Üstü ve altı için:

3 yemek kaşığı mısır unu
1 yumurta sarısı
çörek otu, susam

Hazırlanışı:

1- Ilık suyun içinde mayayı ve ÅŸekeri eritin. Tuz ve unu bir kap içinde karıştırın. Ortasını havuz gibi açın su ve maya karışımını ve tereyağını havuzun içine boÅŸaltın. Ve karıştırın. Ele çok yapışmayan ama yumÅŸak bir hamur elde etmelisiniz. Gerekiyorsa un takviyesi yapın. Üstünü kapatın, mayalanması için oda sıcaklığında bekletin. (en az 2 saat) Hamur en az iki katına çıkmalı.
2- Hamuru 2 yemek kaşığı serpilmiÅŸ mısır ununda tekrar yoÄŸurun. Sonra hamuru düz bir zeminde merdane yardımıyla açın. Ortalarını inceltin kenarlar daha kalın olsun. Burada dikkat edilmesi gereken konu: eÄŸer benimki gibi kabarmış tombul bir ramazan pidesi istiyorsanız büyükçe bir yuvarlak tepsi kullanabilirsiniz ve ortasınıda çok inceltmessiniz. Ama ince bir ramazan pideniz olsun istiyorsanız yaptığımız hamuru ikiye bölüp iki ayrı tepside piÅŸirebilirsiniz.
3- Ben yuvarlak borcam tepsi kullandım. İçine mısır unu serpin. Açtığınız yuvarlak pideyi tepsiye yerleÅŸtirin. Kabarık bıraktığınız yerlere dokunmadan orta kısımda ince bıraktığınız yere keskin bir bıçakla küçük baklava keskileri yapın. Kenarlara yapmayın. Ramazan pidesi ÅŸekli verin.
15-20 dakika üstünü nemli bezle örtüp oda sıcaklığında mayalanmaya bırakın.
4- Yumurta sarısını küçük bir kapta çırpın. Fırça yardımıyla pidenin üstüne sürün. En üste çörek otu ve susam serpin. Önceden ısıtılmış 175 dereceli fırında üstü kızarana kadar piÅŸirin.
5- Fırından çıkan pidenizin altındaki unu bir fırça yardımıyla temizleyin. Fırın telinin üzerine koyun üstüne nemli bir bez örtüp 5 dakika dinlendirin. Afiyet olsun.

Ekmek Makinası olanlar için:

1- Åžu sıralya malzemeleri koyup hamur programını çalıştırın. Maya, ÅŸeker, un, tuz, su, tereyaÄŸ.

Sonra mayalanan hamur için 2. maddeden itibaren yapılanları yapınız.

Not: Mayanızın bayat olmadığından emin olun. Aksi takdirde pideniz, ekmeğiniz kabarmaz. İstediğiniz gibi olmaz.

19 Eylül 2007

BRIOCHE (FRANSIZ EKMEĞİ)

Kategori: Ekmekler, Kahvaltılıklar — Misss @ 10:55

Canım Özlem’im, canım Hülyam ve canım Elvan’ım beni sobelemiÅŸler ebelemiÅŸler. Pek güzel bir oyun bu oyun. Eskiden Leman dergisindemiydi yoksa baÅŸka bir karikatür dergisindemiydi hatırlamıyorum Metin Fidan’ın köÅŸesiydi sanırım bir köÅŸe vardı. (yalnız yazdıktan sonra farkettim hiç bir konuda emin deÄŸilim) :) Severim köÅŸesi. Çook severek okurdum. O yüzden bu sobe oyununa daha bir sempatiyle baktım. DüÅŸündüm sevdiÄŸim ÅŸeyleri. Bir sürü ÅŸey varmış üçle sınırlamak zor olacak. Toparlamaya çalışayım.

Sabahları güzel hazırlanmış, bahçede yapılan kahvaltıyı, kahvaltı yaparken burnuma gelen yasemin kokusunu, kahvaltıdan sonra sohbet eÅŸliÄŸinde içilen çayları severim.

Elektrikler gittiÄŸinde mum ışığında ellerimle gölge oyunu yapmayı, yanımdakilerinde bu oyuna katılmalarını severim.

SoÄŸuk havalarda içeride yanan kaloriferin veya sobanın etkisiyle camlarda oluÅŸan buharı o buharın üstüne ÅŸekiller çizmeyi en çokta çocukluÄŸumdan beri çizdiÄŸim ördek çizimini yapmayı pek severim.

Denize girer girmez dalıp uzun bir süre suyun altından yüzmeyi çok severim.

Yeni bir kitaba baÅŸlamayı, baÅŸlamadan önce kitabı göbeÄŸimin üstüne koyup kitap nasıl acaba diye düÅŸünmeyi, okumadan arka kapağında yazılanları okuyup kitabın içini hayal etmeyi severim.

Farkettim ki 4 tane olmuÅŸ. (bunu bile yanlış farketmiÅŸim 5 olmuÅŸ 5) :D Yapacak birÅŸey yok. Silemiyorum. Çok kararsız kaldım hangisini daha az seviyorum diye. :)

Geçen hafta sevgili Cenk’in sitesine girdiÄŸimde bir de ne göreyim birbirinden ayrılmaya çalışan ekmekcikler. İşte o anda vuruldum brioche (briyoÅŸ okunuyormuÅŸ) denilen lezzete… Görür görmez kalkıp hamuru yoÄŸurdum ama baktımki bir gün beklemesi gerekiyormuÅŸ. Benim gibi sabırsız bir insan için bu ne demek biliyormusunuz. Bekledim ama o bir gün geçmek bilmedi. Sabah kalkar kalkmaz mutfaÄŸa gittim fırına koydum. Ve kahvaltıda briyoÅŸÅŸÅŸla buluÅŸtum. Böyle lezzetli ekmek hiç yememiÅŸtim. Cenk briyoÅŸlar beklediÄŸinde farklı ÅŸekillerde sunma ve deÄŸerlendirme yöntemleri vermiÅŸ. Hepsi birbirinden güzel göz atmakta fayda var. Ama benim briyoÅŸlarım sofrada bile 10 dakika durduÄŸu için deÄŸerlendirme aklımın ucundan bile geçmedi. Gerçekten bu biroshiler insanı insanlıktan çıkarıyor :) İşte tarif:

Malzemeler:

1/3 su bardağı ılık su
1/3 su bardağı ılık süt
2 yemek kaşığı kuru (instant) maya
4 su bardağı un
2 çay kaşığı tuz
3 yumurta
1/4 su bardağı şeker
340 gram tereyağı, yumuÅŸak ve küçük eÅŸit parçalara bölünmüÅŸ.
Üstüne sürmek için bir çorba kaşığı su ile karıştırılmış 1 adet yumurta

Hazırlanışı:

1- Su, süt ve mayayı büyük bir kapta karıştırın ve 10 dakika bekletin.
2- Unu ve tuzu ekleyip biraz yoğurun. Yumurtaları teker teker ekleyin ve iyice yoğurun. Bir yumurtayı yedirdikten sonra diğerini ekleyin.
3- Åžekeri ekleyin. YoÄŸurun. TereyaÄŸ parçalarını teker teker ekleyip hamura yedirin. Oldukça iyi yoÄŸurun. 10 dakika kadar yoÄŸurduktan sonra hamurunuz kabın kenarlarına yapışmamalı.
4- Hamuru temiz bir kaba aktarın ve üstünü temiz bir havluyla örtün. Mayalanmasını saÄŸlayın. oda sıcaklığında 1 saat beklediÄŸinizde hamurunuz iki katına çıkmış olmalı. Hamur mayalandıktan sonra hamurun üstüne elinizle bastırın ve içindeki havasını alın.
5-  Hamurunuzun üstünü kapatıp buzdolabına koyun. 30 dakikada bir çıkarıp hamurunuzun havasını alın. Toparlayın. Bu iÅŸlemi ben 6 defa tekrar ettim. Artık hamurunuz kabarmaz olacak.
6- Buzdolabında bir gece beklemesi gerekiyor. Ertesi gün uzun kek kalıplarınız varsa yaÄŸlayıp unlayın. Hamuru 8 eÅŸit parçaya bölün. Yuvarlayıp kek kalıbına yan yana gelecek ÅŸekilde dizin. (Ben 5 tanesini koydum 3 ünü buzluÄŸa attım)
7- Kek kalıbının üstünü havluyla kapatıp oda sıcaklığında mayalanması için 2 saat bekletin. Sonra üstüne yumurta sarısı ve su karışımını sürün. 170 derece fırında 20-30 dakika üstünü kızartıncaya kadar piÅŸirin. Fırından çıkardığınız ekmekçiklerinizi dinlendirip sıcak sıcak servis yapın. Afiyet olsun…

Not: Heyecan isteyenler briyoşla nutellayı buluştursunlar.. :)